please wait, site is loading

Renksiz

 

Hayatı renklerle yaşıyoruz, pastel, uçuk, kontraslı veya belli belirsiz. Siyah beyaz fotoğraflar ise bize görmediğimiz renkte bir dünya sunuyorlar. Tonları ve grenleri ile dramatik dünyanın görselleri onlar.

 

Duyguları da beraberinde getiriyorlar, melankolik, kasvet, zıtlık ile gölgeler arasından. Bu iki rengin peşi sıra gitmemek mümkün olabilir mi bir fotoğrafçı için?

 

Siyah beyaz fotoğraf çekmiyorum, ama bir fotoğrafımı bilgisayarımda açtığımda beynim ve elim gidiyor çevirme tuşlarına. Deniyorum ve görmek istiyorum bir de o halleri ile. Bazen oluyor bazen ise olmuyor. Ama öyle de görmeye devam ediyorum en azından çektikten sonra.

 

Fotoğrafa ilk başladığım Zenith makinem ile çektiğim siyah beyaz film fotoğraflarının hayali canlanıyor bilgisayarımda. Bir de zamansızlık duygusu ekleniyor karelerime, nerede, ne zaman sorularını silercesine…